AHNECTHA
Türkiye’nin ilk steampunk türü kısa filmi olan Ahnectha; kıyamet sonrası yaratılan bir kurgu dünyada geçiyor. Ancak bu kıyamet bilinen tarzda değil, duygu ve anıları bitirme ve dünya seslerinden arındırma şeklinde gerçekleşiyor. Bir çoğunun sonunu getiren bu kıyamete karşı bazıları ayakta kalıyor. Çünkü onlar hâla hayallere ve duygulara sahipler.
Can Eren’in yazıp yönettiği, Reyhan Özdilek’in oynadığı bu kısa film; kıyamet sonrasında bir kızın duygu, hayal ve anılarını bitirme, “onun kıyametini koparma” uğruna yapılanları konu ediniyor.
Yönetmen: Can Eren
Oyuncular: Reyhan Özdilek – Alican Baykara



Bu nedir yahu! SteamPunk görmesek yedireceksiniz yani… Ahududu bile kesmez bunu..
“D.O.P. var şahane film!” bu mudur yani? Zaman kaybından başka birşey değil…
Hot debate. What do you think?
15
14
yaratılan ortam çok güzel. gerçekten başarılı bir yönetmenlik. konu ve anlatım biraz eksik kalmış olsa da emek verilmiş… filmin açıklamalarına göre filmi izlemek yanlış.
Well-loved. Like or Dislike:
10
6
Filmi çok severek izledim. İzlediğim kısa filmler arasında beni nadir etkisi altına alan filmlerden biri. Ayrıca filmle ilgili Goggle’da araştırma yaptım. Sanırım bu açıklama yönetmenin kendi açıklaması değil. Çünkü bir kaç sitede aynı cümlelere rastladım. Bu filmi yayınlayan şahısların kusuru bence. Film ile ilgili kişisel yorum yapmak yerine birbirlerinin yazdıklarını değiştirip kullanmışlar. Ayrıca steampunk filmlere hayran olan birisi olarak bu filmde steampunk ile ilgili görsel bir seçim yapılmış konudan bağımsız. Zaten steampunk filmlerde ya konu victorian dönem ütopyası oluyor dolayısıyla görseli de etkiliyor ya da sadece görsel estetik ve yaratılan dünya steampunk estetiğiyle stilize edilmiş oluyor. Yani bu filmin görsel düzenlemesi steampunka uygun bana göre. Ayrıca Türkiye’de yapılan bu tür girişimleri kösteklemek yerine desteklemek gerektiğini düşünüyorum.
Hot debate. What do you think?
10
8
Sayın Mustafa Kemal DOLAŞIR, sen ne yaptın da milleti eleştirirken böyle ateş püskürüyorsun. Biyografinde yazan şeyleri önce paylaş da insanlarla, bir sene evvel ne idin görelim! Burada ahkam kesme olur mu?
Well-loved. Like or Dislike:
7
3
Hidden due to low comment rating. Click here to see.
Poorly-rated. Like or Dislike:
4
8
film bence reyhan hanım kadar güzel ve sade
Like or Dislike:
5
2
buradaki en iyi şey görüntü yönetmeni
Like or Dislike:
2
1
Steampunk film kategorisini tam manasıyla karşıladığını söyleyemeyeceğim. Ahnectha’nın kıyafeti daha farklı olabilirdi, Şişelerdeki zincirlerin bağlantı noktaları olması gerektiği gibi değil, devamlılık olarak da ikinci plak takıldıktan sonra Ahnectha’nın koltukta oturduğu ilk sahnede kolu yanda aşağıdayken sonraki çerçevede kolu yukarıda çekilmiş, Ayakta dik duran bir bayanın tek damla gözyaşının yere düşme ihtimali azdır. Filmde konu gereği sesin kullanılmaması gerilimi arttırmış. Başlangıçtaki satranç sahnesi hoş. Genel olarak gizemli ve hoş olmuş. Süre biraz daha kısa olup, Can Eren cast ‘n crew’de daha az yazılabilirdi. Bu arada oyunculuk da fena değil. Tebrikler.
Like or Dislike:
3
1
Yavaş olmasının yanı sıra , sessizlikle elde edilmek istenen duygulara ulaşılıyor mu? İnsan doğasının daha iyi çalışılması gerekirdi. Yaratılan ilgi ani yavaşlama ile sönüyor. Görsellik başarılı ama sinemanın üstünlükleri daha etkin kullanılmalıydı. Gene de cesaretlendirmek isterim. Yaratıcılık açısından gayretkeş.Çalışmaya devam !
Like or Dislike:
0
0
Usta yönetmen filmleri gibi…önce beyni durduruyor, sonra neler oluyor? diye uçurtan tematik bir konusu var…Film, kendi içerisinde ışık tuttuğu görsel nesneler ile, insanları yapay gerçeklerden sıyırmak istemiş…bu konuda oldukça başarılı bence…
Film, gerçek dışı “bilim-fantasya” filmleri gibi absürt değil, tamamen insanı merkeze alan bilm-kurgu düzeyinde…Bu konuda Tebrik ediyorum.
Çünkü filmde kullanılan ekipmanların hepsi dünyaya ait…!
Ancak bir sorun var; fakat bu sorun, filmin kendi içindeki atmosferine ait bir sorun değil…!
Sorun, filme göre, bir noktadan sonra oyuncu ve izleyici tarafından “herşeyin” o noktaya kadar olan “herşeyin” gayet normalmiş gibi görünmesi üzerine…
Taa ki, oyuncu tarafından, eve gelmesi beklenen, fakat istenmeyen misafirin eve gelmesine yakın olan zaman dilimine kadar olan sürece kadar yaşanan sürece kadar olan bölüm için…
O noktadan sonra, yani, plak değişiminden sonra, oyuncunun refleksleri bir kaç saniyeliğine değişiyor…ve sonra, oyuncu tarafından alışıla gelmiş yapay hayatı ve aldıladığı her şey, tekrar eskisi gibi normalmiş gibi görünüyor…
Film, bir noktadan sonra izleyicileri ve oyuncuları ikiye ayrılıyor…ancak, oyuncu tarafından, herşey gayet normalmiş gibi tekrar ve tekrar görünmeye ve yaşanmaya devam ediyor…
Not: bir itirafta bulunmak isterim ki, uzun zamandır “otomatik portakal” tadında, insan yapısını alaliz eden, protest bir film izlemek istiyordum, -otomatik portakal filmini izleyen her insanın arayışı gibi- konular biraz farklı olsa da, benzer nitelikte…oldukça başarılı…!Teşekkür ediyorum!
Ve televizyonlarda, özellikle dizi aralarında, bu kısa filmi, reklam mış gibi gösterilmesini cidden umut ediyorum…!
Çünkü, Tv ‘ ler ile, önümüze sunulan HAZIR BİLGİ’ler sayesinde, hipnoz edilmiş, bellksiz, ruhsuz bir toplum olduk…
Bilm-kurgu’ya, bilim-kurgu
Çağdaş
Like or Dislike:
1
0